213. ALANYA ÜNİVERSİTELER ARASI KURUL TOPLANTISI KONAKLI KONGRE MERKEZİ’NDE YAPILDI İstanbul Lütfi Kırdar’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük Kongre Merkezi “A.Ü. Konaklı Kongre Merkezi” 19 Nisan 2013 Cuma günü 213.Üniversiteler Arası Kurul Toplantısı ile görücüye çıktı. Akdeniz Üniversitesi, Konaklı Belediyesi ve ALTSO işbirliğinde Alanya’ya kazandırılan bu büyük proje 400’e yakın Rektör ve Rektör yardımcısından tam not aldı.
2850 metrekare taban oturumuna sahip, 4 kat 11,400 metrekare olan Kongre Merkezi’nde 5 adet 200 kişilik salon; 1 adet 350 kişilik salon; 4 adet VİP salon; 1 adet 1750 kişilik salon ve 6 adet 50 kişilik salon ile aynı anda ortalama 6 bin kişiyi ağırlayabilen A.Ü.Konaklı Kongre Merkezi başta YÖK Başkanı Prof.Dr. Gökhan Çetinsaya olmak üzere toplantıya katılan tüm rektör ve rektör yardımcıları tarafından beğenildi. Teknolojik olarak da hazır hale gelen A.Ü.Konaklı Kongre Merkezi’nin bundan sonra da çok sayıda ulusal ve uluslar arası kongreye ev sahipliği yapabilecek durumda olduğunu belirten misafir rektörler, projenin hayata geçirilmesindeki katkıları nedeniyle Akdeniz Üniversitesi, Konaklı Belediyesi ve ALTSO’ya teşekkür ettiler. Kongre Merkezi’nin ilk kez ve böylesine büyük bir organizasyona sahip olmasının tanıtım açısından çok büyük önem ve etkiye sahip olduğuna işaret eden ALTSO Başkanı Kerim Aydoğan, çok yakın bir gelecekte bu merkezin değerinin bölgemizde çok daha iyi anlaşılacağını dile getirdi. Toplantıya Yüksek Öğrenim Kurumu(YÖK) Başkanı ile YÖK’ e bağlı tüm resmi ve özel üniversitelerden Rektör ve Rektör yardımcıları ile beraber yaklaşık 400 katıldı. Toplantıya TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin de katıldı ve TRT olarak eğitime yaptıkları katkılara dikkat çekti. Şahin özellikle TRT Okul Projesi ile bugüne kadar çok sayıda öğrencinin eğitim hayatına yaptıkları katkılara dikkat çekti. KONGRE MERKEZİ EKONOMİK HAREKETLİLİĞİ 12 AYA YAYACAK
ALTSO Başkanı Kerim Aydoğan, “Kongre Merkezimiz, Alanya’nın tanıtımı açısından da çok büyük önem taşıyor. Alanya’nın ulusal ve uluslar arası büyük bir vitrine sahip olacağına inandığımız, Türkiye’ deki en büyük ikinci Kongre Merkezi olacak olan A.Ü. Konaklı Kongre Merkezi, bölgemizin ekonomik hareketliliğini de 12 aya yayılmasına büyük katkı yapacaktır. Bu büyük organizasyon ile Kongre Merkezinin yanında şehrimizin de ciddi tanıtımını yapmayı planlıyoruz. Üniversitelerimizi yöneten en üst düzey misafirlerimiz geliyor. Bu da bize büyük bir tanıtım olanağı sunuyor” dedi. AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ’NİN YENİ BULUŞU ANLATILDI
Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Boztosun, alüminyum, bakır, çinko gibi elementlerin birbirine dönüştürülmesini sağlayan, ‘foto nükleer reaksiyon’ adı verilen ve gama ışınlarıyla atom çekirdeğinden nötron ve proton koparma deneylerinin başarıyla gerçekleştiğini açıkladı. Türkiye’de ilk kez yapılan bu işlemin dünyada ABD ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde uygulandığı belirtildi. TÜRKİYE TARİHİNİN DÖNÜM NOKTALARINDAN BİRİNİ YAŞAMAKTAYIZ
Türkiye’nin önemli bir dönüm noktasından geçtiğini hatırlatan Çetinsaya, toplantının açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Son 200 yıllık Türkiye tarihinin dönüm noktalarından birini yaşamaktayız. Bu ileride, geriye dönüp bakıldığında daha iyi anlaşılacaktır. Ülkemizin iktisadi, siyasi, kültürel göstergelerine baktığımızda Türkiye’nin 21’inci yüzyıldaki hedeflerine, 2023 hedeflerine ulaşmasında, küresel ve bölgesel bir güç olmasında neredeyse her şey hazırdır. Tabiri caizse helvayı yapmak için bütün malzeme hazırdır. Bir tek malzeme eksiktir o da toplumsal konsensüs, toplumsal uzlaşma, toplumsal barış veya ülkü birliği, amaç birliği dediğimiz faktördür, malzemedir. İnşallah bu çözüm süreciyle girdiğimiz yolda son malzemeyi de elde edebilirsek, ülkemizin hedeflerinin açık olduğunu görebiliyorum.” ÜNİVERSİTELERİN TOPLUMA HİZMET FONKSİYONU VARDIR
Üniversitelerin de yükseköğretim camiasının da bu sürecin bir parçası olması ve süreçten etkilenmesi gerektiğini belirten Prof.Dr. Çetinsaya, sözlerine şöyle devam etti: “Bu sürece katkıda bulunmalıyız. Hem de bu sürecin sonuçlarından üniversitelerimizi istifade ettirmeliyiz. İki yönlü bir mekanizmada çalışmalıyız. Bu sürece katkı koymamız bizim öncelikli olarak vatandaş olarak görevlerimizdir. İkinci olarak aydınlar, entelektüeller olarak, üçüncü olarak üniversitelerimizin fonksiyonları gereği önemlidir. Üniversitelerin topluma hizmet fonksiyonu da vardır. İşte bütün bunlarla üniversitelerimiz bu süreçte bir rol oynamalı. Geçmişte bu konuda doktora yapanların, doçentlik tezi hazırlayanların cezalandırıldığını, başlarına her türlü belanın geldiğini gördük. Doğal olarak meslektaşlarımızda ve biz de çekingenlik oluşmuştur. Ama bugün artık farklı bir Türkiye’deyiz, farklı bir dünyadayız. Biz bunları araştırma konusu yapmalı, tekrardan sınıflarımıza taşımalıyız diye düşünüyorum” KAMPÜSLER SÜRECİN PARÇASI OLABİLİR
Üniversitelerin çözüm sürecine hem söylem hem işleyiş hem de toplumsal olarak katkıda bulunabileceğini dile getiren Prof.Dr. Çetinsaya, şunları söyledi: “Bu sürecin bir parçası bizim kampüslerimiz olabilir. Çalıştayların, toplantıların, bilimsel araştırmaların konusu haline gelebilir. Ama biz bulunduğumuz illerdeki tartışmaların, mekanizmaların bir parçası olabiliriz. Öğrencilerle olan diyaloglarımızda bunu da gündeme almalıyız.” ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMALIYIZ
21’inci yüzyılda Türkiye’nin önünü açacak olan üniversitelerin kamu-toplum işbirliğini yürütüp, en ileri seviyeye ulaştırması gerektiğine değinen Prof. Dr. Çetinsaya, sözlerine şöyle devam etti: “Ulaşacağımız toplumsal barış süreci üniversitelerimizin de bilimsel araştırmaların da önünü açacaktır. Üniversitelerimiz de bu sürecin parçası olmalıdır. Hep birlikte bizler de Türkiye’nin bu büyük dönüşüm noktasında elimizi taşın altına koymalıyız. Nasıl Türkiye’miz normalleşiyorsa, yüz yıllık, iki yüz yıllık bagajlarından kurtuluyorsa, bizler de artık normalleşmeliyiz, dünyanın çağdaş üniversitelerine dönüşmeliyiz.” “DEVLET KASASINDAN TEK KURUŞ ÇIKMADAN 30 MİLYON TL’YE YAPILDI”
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İsrafil Kurtcephe, Kongre Merkezi’nin 1,5 yıl gibi bir sürede Konaklı belediyesi, ALTSO ve Turizmciler tarafından 30 Trilyon TL’ye yapıldığını ve devletin kasasından tek kuruş çıkmadığına dikkat çekti. Kurtcephe ayrıca Akdeniz Üniversitesinin son geride kalan 4 yıllık sürede her bakımdan büyüdüğünü söyledi. Son 10 yıl içinde bilimi önemseyen ve rehber edinen bir Türkiye olduğunu belirten Kurtcephe, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye çalışmaya ve üretmeye devam ediyor. 2008 yılında 9 fakültesi bulunan Akdeniz Üniversitesi 18 fakülte ve 46 bin öğrenci, bin 66 öğretim üyesi ile yer almıştır. Risk alarak farkındalık adına imza atmak için ciddi girişimlerde bulunduk. 25 Eylül 2010 da çift kol nakli başlattıktan sonra, bu önemli işle birlikte kompozit doku nakline zemin hazırlamıştır. Bunların ötesinde rahim nakli gerçekleştirerek çok önemli bir başarıya imza attık. Rahim nakli yaptığımız hastamız şimdi bebek bekliyor. İnşallah doğacak bebeğimizi elimize alır ve sağlık anlamında Nobel’e aday gösterilir ve ödül alırız.” Antalya’nın sadece turizmle tanınan değil cazibe ve çeşitlilik anlamında hizmet veren bir yer olduğunu aktaran Rektör İsrafil Kurtcephe, şöyle konuştu: “AÜ, Avrupa, Balkan ve Kafkas ülkelerinden kurum ve insanın bizden sağlık hizmeti almak için başvurdukları bir kurumdur. 1 yılda VİP kaliteli odalara sahip hastanemizi hizmete soktuk. Tarımla ilgili araştırma ve çalışmaların yapıldığı bir yerdir. 4 yıl önce Fen ve Mühendislik Fakültesi’nde var olan öğretim üyesi sayısı dört kat artmıştır. Adı duyulan bir çok üniversite mensubu arkadaşlar bize katılmış ve teknoloji anlamında gelişmiş üniversiteler arasında ODTÜ ve İTÜ’nün arkasında 3’ncü olmuşuzdur. Kendi kategorisinde ise 1’nci sıradadır. Nükleer ekibimiz fizik ve nano teknoloji anlamında çalışarak ürettiği patent ve ürün anlamında, 2012 de ürettikleri ürün sayısı 11’i bulmuştur. Son zamanlarda bu günden üniversiteler arası kurumun gündemini oluşturacak. 2023’e vizyon çizen bir ülke olarak temel bilimler ve fen bilimlerinin geldiği bir gerçektir. Türk insanı eğitime yatırım yapıyor, bilimi önemsiyor.” Rektör Kurtcephe, daha sonra gecelerini gündüzlerine katıp dört yıl önce 14 kişilik fizik ekibinin başarıyla gerçekleştirdiği bir deneyi sunmak için Türk milletinin gururu olan bu deneyin sahibi Prof. Dr. İsmail Hostosun’u tebrik ettiğini söyledi. TÜRKİYE’DE BİR İLK
Prof. Dr. İsmail Hoştosun da, Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü ve Nükleer Bilimler Araştırma Uygulama Merkezi olarak nükleer fiziğin en temel deneylerinden biri olan, gama ışınları ile atom çekirdeğinden nötron ve proton koparma deneyleri yaptıklarını ve bunu başardıklarını söyledi. Deneysel nükleer fizikteki bu büyük başarının, Akdeniz Üniversitesi Hastanesinden Fizik Bölümüne hibe edilen klinik elektron çizgisel hızlandırıcısı (e-linac) ile alüminyum, bakır, çinko, titanyum, kalay, kurşun ve kadmiyum gibi örneklerin ışınlanmasıyla gerçekleştirildiğini belirterek şöyle konuştu: “Işınlama sonrası eskiden beri simyacıların düşlerini süsleyen atom elementlerinin dönüşümleri, Alüminyumun Magnezyuma, Bakır’ın Nikel’e, Çinkonun Bakır’a, ve Galyum’a, Titanyum’un, Skandiyum’a, Kalay’ın İndiyum’a, Kurşun’un Talyum’a, Kadmiyum’un Skandiyum’a, Klay’ın İndiyum’a, Kurşun’un Talyum’a ve Kadmiyum’un gümüşe dönüşmeleri ile gerçekleştirmektedir.” Prof. Dr. İsmail Baştosun, Türkiye’de ilk kez elementlerin farklı maddelere dönüştürüldüğünü açıkladı ve salondan alkış aldı.
Toplantıda, Alanya Kaymakamı Erhan Özdemir, Alanya’ya yılda 3 milyonun üzerinde turistin geldiğini ve Türkiye’nin bu anlamda birinci turizm merkezi olduğunu belirtti. Akdeniz Üniversitesi’nin ve kamu kuruluşlarının ilçeye kazandırdığı bu kongre merkezinin kongre turizmine bakış açısına yeni bir yön vereceğini söyleyen Özdemir, emeği geçen herkese teşekkür etti













