ALTSO İNŞAAT KOMİTESİ EMLAK SEKTÖRÜNÜ DEĞERLENDİRDİ.

3171

ALTSO İNŞAAT VE EMLAK MESLEK KOMİTESİ SEKTÖRÜN SON DURUMUNU GÖRÜŞTÜ Alanya Ticaret ve Sanayi Odası İnşaat sektörü ve Emlak Komisyoncularını bünyesinde barındıran 5’inci Meslek Komitesi Ağustos ayı olağan toplantısında emlak ve inşaat sektörünün durumunu değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önerileri ele aldı.

ALTSO İNŞAAT KOMİTESİ EMLAK SEKTÖRÜNÜ DEĞERLENDİRDİ.

Alanya Ticaret ve Sanayi Odası İnşaat sektörü ve Emlak Komisyoncularını bünyesinde barındıran 5’inci Meslek Komitesi Ağustos ayı olağan toplantısında emlak ve inşaat sektörünün durumunu değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önerileri ele aldı.

Komite Başkanı Kemal Hacıfazlıoğlu, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, ilçemizde son beş yılda yabancı uyruklulara satışın tetiklemesi ile hızlı bir gelişme gösteren inşaat emlak sektörünün, çeşitli sebeplerle bu günlerde büyümesinin yavaşladığını dile getirerek tüm sektör mensupları ve yerel yönetimlerin gelinen bu noktada özellikle sektörün geleceği açısından çok dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

Komitenin Konu ile ilgili Raporunda şu ifadelere yer verildi:
   
Son yıllarda yaşanan gelişmeler ve oluşan yapı nedeni ile yabancılara mülk satışı konusu, ilçemiz ekonomik ve sosyal yaşantısı için hayati bir önem kazanmış olup, konu ile ilgili yaşanan son gelişmeler toplumumuzun her kesimi tarafından yakından izlenmektedir. Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan kesinti, ilçemiz ekonomisine büyük zararlar vermiş, kesinti ile ilgili oluşan güvensizlik ortamı üç yılda ancak hafifletilebilmişken, yeniden bir kesinti sürecinin daha yaşanması önemli etkenlerden birisi olmuştur.

Yabancılara mülk satışı ile ilgili ülkemizde farklı görüşlerin ve endişelerin olduğunu bilmekteyiz. Ancak ilçemizdeki satışların tamamı konut satışı olup toprak ve arazi satışı değildir. Bu açıdan ilçemizin şu anda en sıcak ve önemli konusu olan, ekonomik ve sosyal açıdan çok büyük bir kesimi ilgilendiren bu tedirginliğin ve alıcılarda oluşan güvensizliğin acil olarak giderilmesi gerekmektedir.

Gelinen sonuçta yaşanılan yasal kesinti yanında diğer nedenleri de sıralanacak olunursak,

* Tapu alma sürecinde halen karşılaşılan bürokratik engeller, tüm bunların yarattığı bir güvensizlik duygusu 

* Sağlıklı bir talep analizi ve pazar araştırması yapılmaksızın sektörün plansız ve çok hızlı büyümesi,

* Hedef pazar ülkelerde ülkemiz aleyhine oluşan olumsuz hava ve bu ülkelerin genel ekonomik gelişmeleri ile bankacılık sektörünün AB ye uyum kapsamında kredi şartlarında yaşanan değişimler

* Yabancılara yönelik üretilen konutlarda yaşanan memnuniyetsizlikler ve sözleşme şartlarına uygun olmadan yapılan teslimler

* Aynı zamanda bölge turizmimizin de temel sorunlarından olan ulaşım, çevre ve altyapı ile güvenlik konusunda yaşanan olumsuzluklar.

* Münferit de olsa mülk satışlarında yaşanan adli ve hukuki problemler 

* Arsa maliyetleri ve inşaat girdi maliyetlerindeki artışlar ile döviz kurunun düşük seyretmesi ve sonucunda konut fiyatlarında meydana gelen hızlı yükseliş

* Yerel yönetim ve yerel kamu kuruluşlarının keyfi uygulamalarından kaynaklanan sorunlar

* Yatırım amaçlı alım yapmayı düşünen yabancı uyrukluların tüm bu olumsuz gelişmeler karşısında kar beklentilerinin azalması nedeni ile alımdan vazgeçme eğilimi

* Bölgemizdeki daire satışları ile doğrudan ilgili olmamakla birlikte, genel olarak ülke çapında yabancılara mülk satışı aleyhinde oluşan kamuyu ve basında da zaman zaman yer bulan bu kamuoyunun söylemlerinin yarattığı etkiler.
Yapılabilecek çalışmalar:

Öncelikle bölgemizdeki alımların büyük bir kısmının yatırım amaçlı alımlar olduğu görülmektedir. Bu düşünceden hareketle, bu konuda hem gelecekteki alımlara hem de halen yapılmış olan satışlara olumsuz etki yapmaması için, sektördeki kriz ve sıkıntıların seslendirilmesinde panik havası yaratılmamasına dikkat edilmelidir.  Ayrıca sektörde faaliyet gösteren ve özellikle büyük yatırımı olan firmalar satış fiyatlarını düşürmemeleri konusunda azami gayret gösterilmelidir.

Bu temel açıklamalar ışığında yapılabilecek çalışmaları da şu başlıklar altında toplayabiliriz.

Burada yukarıda bahsedilen sorunlar içinde, durgunluğun en büyük nedeni olan güven ve imaj sorununun çözümü önem kazanmaktadır. Bu konuda diğer sorunların çözümünü de içine alan yeni bir yapılanmanın gerekliliği kaçınılmazdır.

Yapılabilecek çalışmalar: * Yabancılara mülk satışı konusunda yaşanan bürokratik engellerin en aza indirilmesi yönünde merkezi hükümet ve bürokratlar nezdinde sürekli ve düzenli lobi çalışmasına devam edilmeli, sektörün bölgemiz ve ülkemiz için taşıdığı önem anlatılmalıdır. * İskâna açılan alanlarda eksikliği hissedilen altyapı ve üstyapı yatırımlarının giderilmesi amacı ile yerel yönetimler ile projeler geliştirilmesi sağlanabilir. * Yabancıların bölgemizdeki konut talepleri daha çok her türlü altyapı, üstyapı, sosyal donatı ve alışveriş dahil tüm ihtiyaçlarını karşılayabildiği site içi konutlar olup, yerel yönetimlerin büyük ölçekli ve site türü projelerin gerçekleşmesine imkân sağlayan imar düzenlemelerini teşvik etmeleri önemlidir. * Sektör mensuplarının müşteri memnuniyetini temin etmeye yönelik yapılanmalara giderek alıcı ile yapılan anlaşma şartlarına uygun üretim ve teslimleri yapmaları gerekmektedir. Bu itibarla inşaat ve teslim süresi içinde maliyet analizlerini ve satış fiyatlarını doğru ve gerçekçi hesaplayarak olası maliyet değişikliklerinden doğabilecek mağduriyetler için tedbir alınmalıdır. * Gerçekleştirilecek yatırım öncesi proje safhasında, pazar araştırması yapılarak, hedef pazar ve hedef müşterilerin istek ve beklentileri doğru tespit edilerek bu beklentilere uygun projeler uygulanmalıdır. * Taşınmaz satışı yapılan yabancı uyrukluların satış sonrası memnuniyetleri de satışların devamlılığı açısından büyük önem taşımaktadır. Bu itibarla sektör mensuplarının satış sonrası müşteri memnuniyetini de sağlayacak şekilde yapılanmaları, gerektiği durumlarda dışarıdan hizmet satın alınması yolu ile sağlanması önemlidir.

2007 Yılı sonu itibarı ile 17.871 yabancı uyruklu tarafından 1.461.342,00 m2 toplam alana karşılık 12.832 taşınmaz satışının gerçekleştirildiği Alanya da sektörün önünün tekrar açılması ve sağlıklı olarak büyümesini sürdürebilmesi için henüz çok geç kalınmış değildir. Bu konuda hızlı büyümeden kaynaklanan bazı sıkıtılar yaşandığı bilinmekle birlikte, sektörün geleceği ile ilgili çizilecek umutsuz tabloların de kimseye yarar sağlamayacaktır. Halen ilçemizde yabancılara satılan alanların ilçemiz toplam yüzölçümüne oranı  Binde 0,83; imarlı alanlara oranı ise Binde 12,6 oranına karşılık gelmektedir. Alanya ilçesinde toplam 17 belediyeye ait mücavir alanların toplamı ise 298,170.000 m2 olup bu alanların % 39 luk bir kısmı olan 115.993.600 m2 lik kısmı imara açılabilmiş, geri kalan % 61 lik kısım olan 182.176.400 m2 lik alan henüz imara açılmamıştır. Bu veriler uyarınca yabancılara yönelik emlak satışında son yasal düzenleme ile belirlenen sınırlamaların ilçemiz açısından uzun vadede bir sorun teşkil etmeyeceği de görülmektedir.

Bundan sonra sektör, yerel yönetimler ve her kesim geçmiş tecrübeler ışığında daha sağlıklı bir yapılanma ile geleceği planlamamız halinde bölgemizin geleceği için karamsar olmamıza gerek yoktur.